| Sivil Toplum ve Demokrasi |
|
|
| Site - ManÅŸet | |
| Faruk Saim Akhan tarafından yazıldı | |
| Pazartesi, 08 Åžubat 2010 04:12 | |
|
Sivil toplum önemlidir
Bu ülkenin daha demokratik bir devlet yapısına kavuÅŸmasını istiyorsak, önce devlete (devletlülere) kendimizi dinletebilmek durumundayız. Bunun demokrasi oyunu içindeki yolu da en basit manasıyla örgütlenmektir. Her ne kadar bu ülkede demokrasi dışına çıkılan durumlarda örgütlüler cezalandırıldıysa da yine bu demokrasi dışına çıkışları engelleyecek olan toplumun sivil örgütlenmeleri olan stk'lardır. Demokrasinin tesisi konusunda iÅŸ, gerçek manada sivil örgütlere düÅŸüyor. Devletlülerin desteÄŸiyle faaliyet gösteren militarist örgütlenmeler bizim stk tanımımız dışındadır. Bir stk'nın bu ülkeyi demokratikleÅŸmesine katkıda bulunma derdi yoksa, o örgüt ya memleketlilerin buluÅŸtuÄŸu lokalleri olan bir kahvehaneler toplamı ya da devletlüleri orta sınıfta temsil eden insanların buluÅŸtuÄŸu mekandan ibarettir. Åžayet bir stk'nın demokrasi talebi ve derdi yoksa, o stk, stk'ların varlığının anlamı kalmayacağından beyhude bir çaba ve vakit kaybıdır.Çünkü stk'lar ancak demokrasinin saÄŸlıklı iÅŸlediÄŸi bir ülkede görevlerini ifa edebilirler. Demokrasinin saÄŸlıksız ve merdiven altı mekanlarda üretildiÄŸi bir ülkede stk'lar olsa olsa militarizmin sözcüsü ve destekçisi olmak adına kullanılabilirler. Bu rolleri de demokrasi dışına çıkışın bir seçenek haline getirilmesiyle bitecektir. ... Sivil toplumdan kasıt, zihni ve fikri sivilleÅŸmiÅŸ, asker-millet düÅŸüncesinden uzaklaÅŸmış; insan-topluluÄŸu olmanın anlamını kavramış insanlardır. Bürokratik oligarÅŸinin manipüle etmesine izin vermeksizin, ordu-toplum, devlet-ordu ve devlet-toplum iliÅŸkilerinin sivil toplumun haklarının iadesi çerçevesinde yeniden düzenlenmesi kaçınılmazdır. Türkiye, demokrasi serüveninde bu kaçınılmazı saÄŸlıklı yaÅŸamak için saÄŸlıklı iÅŸleyen ve varlık amaçlarının farkında olan stk'lara muhtaçtır. Bu stk'ların ne adına hangi isimle bir araya geldiklerinin bir önemi yoktur. Asıl olan insanların bir araya gelme ve bir arada bulunma iradesini göstermiÅŸ olmasıdır. Yıllardır bu ülkede toplumu ayrıştırma ve bir arada yaÅŸamayı imkansız kılma çabalarını akim kılacak olan bu iradedir. Ve stk'lar sivil toplumun iradesini temsil ettiklerinin farkında olmalı, bu temsil görevini yerine getirebilecek entelektüel birikime sahip insanlarca yönetilmelidir. ... Bu aÅŸamada ilk yapılması gereken, stk'ların sivil toplum adına örgütlenme ve bir araya gelme özgürlüklerinin iadesi için bir araya gelmesidir.
Sivil-toplum demokrasinin neresinde?
Zihnini militarizmin kuÅŸatmasından kurtaran sivil-toplum demokrasinin (demokratikleÅŸmenin) kaçınılmaz olarak ateÅŸleyici gücü durumundadır. Militarizmin sürekli ÅŸiddeti ve çözümsüzüÄŸü dayattığı militarist-toplumdan sivil-topluma geçiÅŸ süreci demokratikleÅŸme süreciyle parallel olmak zorundadır. Zira demokrasi olmaksızın bir sivilleÅŸme; sivilleÅŸmesiz bir demokratikleÅŸme düÅŸünülemez. Askeri zihniyetin keyfiyetine bırakılan bir demokrasi süreci olsa olsa elitist bir oligarÅŸiyi netice verecektir. Ve bu oligarÅŸik düzenin demokrasiyle bir ilgisi olmadığı gibi; demokrasi var yanılgısını yayması nedeniyle gerçek bir sivilleÅŸme- ya da demokrasi- çabasının önünü kesecektir. ... Özellikle bu ülkede yaÅŸayan fertler için sivilleÅŸme ve demokrasinin ne kadar paralel süreçler olduÄŸunu anlamak çok daha kolaydır. Cunta yönetimlerinin demokratlıklarından(!) nasibini alan her T.C. Vatandaşı sivilleÅŸmenin demokrasi çabasındaki önemini kavramış olmalıdır. Ya da militarizmin kuÅŸattığı devletlü-stk'larının her fırsatta baÅŸvurduÄŸu gibi faÅŸizmin sor(g)usuz kesinliÄŸine teslim olmuÅŸ, böylece müesses nizamın terbiye edici uygulamarından kendini muaf tutmuÅŸtur. Bir üçüncü yol da bu iki seçeneÄŸin gerçekleÅŸmesine seyirci kalmak durumudur ki tam bir iradesizlik hali olmakla yaÅŸanılan her türlü zulümden zalimlik adına pay sahibi olmak demektir. Yani tarafsız kalmakla haksızdan taraf olmaktır. Stk'ların tarafsız kalma lüksü olamaz. Hele ki sorun demokrasiyle ilgili bir konuysa tarafsızlık demokrasi dışı durumlarda oluÅŸacak olan zulümden payidar olmakla sonuçlanacaktır. ... DemiÅŸtik ki stk'ların varlık nedenlerine uygun hareket etmelerinin tek yolu demokrasinin hakim olduÄŸu bir sistemin tesisidir. Yani bir stk, üyelerinin hakkını savunmak ve taleplerini normal (hukuki) yollarla yetkili mercilere iletmek istiyorsa önce hakkını savunabileceÄŸi bir düzenin tesisi için mücadele etmelidir. Aksi halde yine dediÄŸimiz gibi lokallerinin kıraathane görevi görmesinin dışında varlığının bir espirisi kalmaz.
Devam edecek, devamı 15 Şubat 2010 Pazartesi...
|
























