Alacakaranlığın Çocukları Yazdır e-Posta
Site - ManÅŸet
Mukaddes Kılınç tarafından yazıldı   
Pazar, 20 Aralık 2009 04:57

Alacakaranlığın çocuklarıyız biz. Her aydınlığa açık bir pencere önünde güne uyandık. Pamuk ÅŸekeri düÅŸlerimiz, gazoz kapaklarından türkülerimiz vardı. Uçan balonların iplerine baÄŸladık umutları. Onlar yükseldikçe biz mutlu olduk. Gözden kayboldukça bomboÅŸ ellerimize bakakaldık. “Yok” un “Var” olduÄŸunu o zaman anladık. “Var” ı “Yok” eden kirli yüzleri, vatan ezgilerini dudaklarımızda mühürleyenleri “BaÅŸ”, ufkun ÅŸark daÄŸlarında sonsuzluÄŸa uzandığını anlatanları ise demir parmaklıklara mahkûm ettik. Karmaşık oyunların at gözlüÄŸü takmış piyonları olduÄŸumuzu anladığımızda bu ülkede kalem oynatmak yasaktı artık. Kalbimizde “12” nin kanlı eylül yaprakları solmuÅŸ, gözlerimizde inancın feri kaybolmuÅŸtu. Her cepheden ve her mevziden ateÅŸ yaÄŸarken üzerimize, topraÄŸa köklerini salmış ve sıkıca kenetlenmiÅŸ “İslam” aÄŸacının, garptan gelen gaflet rüzgârlarında sallanan dalına tutunan bir yaprağın üzerindeki küçük bir böcektik, kurtuluÅŸu “İman” da arayan.


KöÅŸe baÅŸlarını tutan, kardeÅŸi kardeÅŸe düÅŸman eden garbın gafleti;  “Haydi artık oyun bitti” deyip oyuncak gibi elimize verdiÄŸi silahları gözümüzün yaşı kurumadan alırken, sokaklardan kan kokusu, yüreklerden acının dokusu kaybolmamıştı henüz. Anaların kalplerine diken tohumları ekildi. Bir genç küf kokan duvarlara esir, bir genç bir avuç topraÄŸa itildi. Ülkenin aydınlık günlerinin müjdecisi aydınlar, ışığın ilk kıvılcımı gibi parlayan cümlelerini bitiremeden sessizliÄŸe mahkûm edildi. Åžairler vatan haini, “İslam” aÄŸacına tutunanlar ÅŸeriatçı, gerçekleri yazan mecmualar ise irtica hareketleriyle etiketlendi.


Bugün kime baksanız sıyrılmış etiketlerin izlerini taşırlar.
Åžimdi düÅŸtüÄŸü suda yaÅŸamaya çalışan bir karanfiliz. Fert fert. Zümre zümre. Batıdan ılık rüzgârlar esmekte. Kanlı oyunlar bitti. Dostluk adına uzatılmış zeytin dalları, tutunduÄŸumuz “İslam” aÄŸacının dallarını gölgelemekte. Artık oyun, inancımız üzerinde perdelenmekte. Kuklabazlar, devrimbazlara bıraktı yerini. Birileri “Besmele” çekse, “Laiklik elden gidiyor” sesleri yükselmekte. Sözde laik insanlar, saygıdan bihaber, bu ülkenin insanlarının en büyük ortak paydası olan inançlarını, saygısızca dillere düÅŸürmekte. Henüz krallıktan kurtulamamış, “Resmi din”lerine toz kondurmayan otoriteler ise ülkemizin iÅŸbilir devrimcilerine laiklik türkülerinde eÅŸlik etmekte. LaikliÄŸin ne demek olduÄŸunu hiç bilmeseler bile…


Gençler! Åžimdi geçmiÅŸi sorgulayıp, bugünü anlamak ve geleceÄŸe güvenle bakmak için elinizdekilerin kıymetini bilin. Unutmayın ki hiçbir rüzgar daima aynı ÅŸiddetle esmez. Bir zaman kanlı tufan, bir zaman kapanmayan yaraları kurutan ılık bir esintiyle çarpar yüzünüze. Özyurdunuzdan savrulmamak için, fırtınaya kapılmadan, köklerinize tutunun!

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Deneme

Hasret DediÄŸin...
  Hasret dediÄŸin sevdan...
Zamanla Yolculuk
Yakalamak için ...

Åžiir

Sen Anlarsın Çocuk!
Uhud …. Tıkanıyorum ... ...
Sarkaç
Tabur… Kana susamış ...
Yapayalnız
yapayalnızdı. oynak bir ta...

Serlevha

Anayasa Mahkemesine İhtiyaç Yoktur
 Anayasa Mahkemesi verdiÄ...
Sn Mustafa Başoğlu'ndan Açıklama
  MİLLETİN BÜTÜNLÜĞÜ ...