Hikaye
Deneme
| Kötü Bir Yılın Güncesi |
|
|
| Site - Kitap | |||
| Zehra Gülrû Onat tarafından yazıldı | |||
| Salı, 06 Ekim 2009 19:49 | |||
|
Yaşlı bir kalbin ve genç bir zihnin romanı.. 79 yaşındaki John Maxwell Coetzee’nin son romanı olan Kötü Bir Yılın Güncesi yurdışında ilk kez 2007 yılında, ülkemizde ise 2009’un Ağustos ayında Can Yayınları tarafından Suat Ertüzün’ün yaptığı çevirisiyle yayınlandı. Kitap çıktığı ilk zamanlarda biçimsel yönü ve içeriği bakımından birçok tartışmayı da beraberinde getirdi. J.M.Coetzee’nin bu yeni tür romanını sesli, keskin ve isabetli çözümlemeler barındıran büyüleyici bir deneyim olarak nitelendirenlerin yanı sıra sıkıcı ve roman olmaktan uzak farklı bir deneme türü diye eleştirenler de mevcut. 2003’te Nobel Edebiyat Ödülüne layık bulunan Coetzee aynı zamanda 1983 ve 1999 yıllarında Booker Edebiyat Ödülüne değer görülmesiyle bu ödülü iki kez alan ilk yazardır da. Hayatı bu ve bunun gibi birçok başarı ve ödülle süslenen Güney Afrikalı yazar akademisyenlik kariyerine 2002’den beri Avustralya’da devam etmektedir. Yazarlık serüvenine yirmi dokuz yaşında başlayan yazar ilk kitabını 1974’te yayınlamış. Coetzee’nin sosyal yaşantısıyla ilgili şaşırtıcı bilgileri ise Rian Malan’dan öğreniyoruz: “Coetzee et yemez, sigara ve alkol kullanmaz. Düzenli olarak her sabah bir saatini yazı masasında geçirir. Kendisiyle on yıldan uzun bir süre çalışan bir öğrencisi Coetzee’yi sadece bir kez gülerken görmüş. Ve bir başka tanıdığı, onunla birlikte katıldığı yemeklerden hiç birinde bir tek kelime bile ettiğini duymamış.” İnsanlarla ilişkisini en aza indirgeyen Coetzee, Kötü Bir Yılın Güncesi’nde yalnız bir yazarı anlatır. Yetmiş iki yaşındaki ünlü yazar bir gün indiği çamaşırhanede Anya ile ilk kez karşılaşır. Yaşlı kalbi kendisinden kırk yaş küçük bu genç kadın karşısında heyecana kapılır. Bu karşılaşmada kısa bir konuşmayı sürdürebilmeleri, devam eden günlerde Anya’yı tekrar görme arzusuna dönüşür. İkinci bir karşılaşmanın yolunu gözleyen Señor C bu süreçte oturduğu bloğun temizlik işçisi olan Viennie’den Anya ile ilgili bilgi almaya çalışır. İkinci karşılaşmalarında güzel kadın Señor C’yi daha sevecen ve daha sıcak karşılar. Anya’nın bu yakınlığı yazara, Çarpıcı Fikirler için yazdığı yazıları daktilo etmesi konusunda iş teklifinde bulunma cesaretini verir. Anya’nın bu yaşlı adamı merak etmesi ve kendisine duyduğu ilgiyi daha ilk karşılaşmalarında fark etmesi bu teklifi kabul etmesine sebep olur. Devam eden günlerde Señor C okunaksız el yazısıyla fikirlerini yazıya dökerken aynı zamanda onları anında ses kayıt cihazına kaydeder, Anya ise sesleri ve yazıları birleştirip onları daktilo eder. Çalışmaları devam ederken Anya’nın her akşam hayat arkadaşı Alan’la konuşacak tek konusu Señor C ve fikirleri olmuştur. Anya, Alan’ın bu durumdan rahatsız olduğunu ve Señor C’yi kıskandığını, sürekli onu aşağılar gibi konuşmasından ve her fikrini eleştirerek küçümsemesinden anlamaktadır. Kitap bittikten sonra, bir akşam Señor C’nin Alan ve Anya’yı evine daveti sırasında Alan’ın çıkardığı rezillik sonucunda Anya şehri ve Alan’ı terk eder. Böylece Señor C yalnızlığına geri döner. Kötü Bir Yılın Güncesi’ni yazarın diğer romanlarından ayıran en önemli özelliği Coetzee’nin yeni ve farklı bir biçim denemiş olması. Roman, her sayfanın üçe bölünmesiyle şekillenmiş. Bir sayfada hem Çarpıcı Fikirler için Señor C’nin ele aldığı siyasal, sosyal ve bilimsel konular, hem Señor C’nin iç dünyası, hem de yazıları temize çekerek daktilo eden Anya’nın düşünceleri ve Alan’ın izlenimleri yer alıyor. Alışık olmadığımız bu biçim denemesinin getirdiği, aynı sayfada üç defa bölünüp farklı bir noktadan devam etme zorunluluğu, romanın okunmasını ve takip edilmesini oldukça güçleştiriyor. Eleştiri alan diğer bir konu ise, yazarın kendi fikirleri olduğunu anladığımız Çarpıcı Fikirlerin romanı roman olmaktan çıkarıp düşünce dizisine dönüştürdüğü yönünde. Nitekim kitabın yarısında Guantanamo Körfezi’nden Zenon’a, çocuk istismarcılığından terörizm’e kadar birçok farklı konu ele alınıp sorgulanmış. Sonradan romanlaştırılmak istendiğini düşündüğüm bu fikirler Anya’nın temize çektiği düşünceleri değerlendirmesi aracılığı ile romana yedirilmiş olmuş. Birçok konuda Anya’nın daktilo ettiği düşünceleri eleştirdiğini görüyoruz roman boyunca. Ancak Coetzee Anya’yı öyle acemi konuşturuyor ki, gevşek bir zemine oturduğunu düşündüğümüz Anya’nın fikirleri Señor C’nin fikirlerinin karşısında, arkasında durulması güç ve etkisiz düşünceler gibi görünüyor. Böylece yaşlı yazar Señor C’nin Çarpıcı Fikirler için yazdığı her fikrin doğruluğunun tartışılmaz olduğu hissi verilmeye çalışılıyor. Bunun dışında dikkat çeken bir diğer nokta ise, kitabın büyük bir kısmında yer alan ölüm korkusu. Hem Señor C’nin ölümüyle ilgili gördüğü rüya, hem de Anya’nın Señor C ile ilgili endişelerinin yalnız bir ölümü karşılayacak olmasıyla ilgili olması akla Coetzee’nin de böyle bir korkunun içinde olduğunu getiriyor. Bir roman olduğu için değil belki ama irdelenerek değerlendirilen onlarca konudan öğrenecek farklı bakış açıları ve yorumlar olduğu için okunmaya değer, kafa karıştırıcı bir kitap Kötü Bir Yılın Güncesi.
*Aşağıdaki kaynaklardan yararlanılmıştır: http://www.newstatesman.com/199910250011 http://www.nybooks.com/articles/20390 http://nobelprize.org/nobel_prizes/literature/laureates/2003/coetzee-bio.html http://www.powells.com/biblio?show=HARDCOVER:USED:9780670018758:8.95
|






























