Ayraç Dergisi Mayıs Sayısı İle Raflarda Yazdır e-Posta
Site - Duyurular
Yönetici tarafından yazıldı   
Pazartesi, 17 Mayıs 2010 10:58
Aylık Kitap Tahlili ve Eleştiri Dergisi Ayraç'ın 8. sayısı
 raflardaki yerini aldı. 24-31 Mayıs tarihleri arasında Harbiye Kültür Merkezi’nde düzenlenecek Boğaziçi Kitap Fuarı’nda okuyucularıyla bir araya gelecek derginin yeni sayısının tanıtım metni şöyle:

"Matbaanın icadı, yazılı kültürün demokratikleşmesi, herkesin “yazılı” bilgiye erişebilmesi adına bir dönüm noktasıydı. Gutenberg, ilk olarak İncil basmaya başlamıştı. Avrupa’da elden ele dolaştı, Gutenberg’in İncil’i. Din adamlarının tekelinde olan “kutsal bilgi”, bir anda herkesin kullanımına sunulmuştu. Romanlar, şiirler, gazeteler… Ve manifesto çağı başlamış oldu. Bilginin kolay erişilebilir olmasının, tekeli kırdığı ve belli iktidarları sona erdirdiği muhakkak. Fakat bütün bu “yazının demokratikleşmesi” sürecinden çıkardığımız bir başka ders, eleştiri imbiğinden geçmeyen bilginin, anlam üretmekten çok anlam tüketmeye başlamasıydı.

Edilgen okur, bir süre sonra yazının şekillendirdiği bir dünyanın figüranı olmaya mahkûm edilmişti. Flaubert’in Madam Bovary’si Paris’in görkemli yaşantısını, aristokrasinin şaşaalı hayatını okuduğu romanlardan öğrenmişti. Tutku, bir kelimeydi her şeyden önce. Sayfanın üzerinde beliriyordu ve içine çekiyordu. “Ah kelimeler ve onlara inanmanın saadeti…” diyecekti Ahmet Hamdi Tanpınar yıllar sonra. Yazının bu kısa serüveni, anlamlılığın da serüveniydi bir süre için. Anlamlar, kelimelerle ifade ediliyordu ve harfler bir dilin imkânları arasında en derli toplu olanlardı.

Matbaanın icadının üzerinden geçen onca senede, müzik ve resim gibi başka türlü “dil” imkânlarının da demokratikleşmesi gerçekleşti. Adorno ve Horkheimer’ın etraflıca anlattığı “kültür endüstrisi” boy atıp serpildi. Artık her yanda resimler, sesler, harfler… Semboller ve anlamlar matbaada olduğu gibi, seri üretime geçtiler. Artık her yerden o görüntüler fışkırıyordu. O anlamlar, her köşe başında beliriyordu. Böyle olunca, anlamsızlaşıyorlardı. Görüntüler de, yazılar gibi bir doygunluğa ulaşıyor ve sonunda içi boşalan kavramlara dönüşüyordu. Edilgen okur, edilgen izleyiciye dönüşüyordu. Tam bu noktada, aslında “okunuyordu” her şey: Çünkü her şey “metin”di.

Ayraç, algı kapılarına dayanan ve o kapıları zorlayan anlamlara karşı eleştiri imbiğini tavsiye ediyor. Eleştirdikçe, tefekkür ettikçe, karşılaştırıp da yeni anlamlara kapılar araladıkça, okur/insan yeniden var olacaktı çünkü. Önyargılardan kurtulup hakikate açılacak, anlam kozaları örebilecek, ufku genişletecek bir perspektiften bakabilmenin önemine değiniyor.

Ayraç, düşünmeyi ve eleştirmeyi tavsiye ediyor bu sayısında da… Çizgiler üzerinden, biçimler üzerinden ve görsel kültürün yoğun anlamlarını gerçekten anlamlandırmak adına tefekkür etmeyi öneriyor.

Çizgi ve harfler dosyamıza Aydın Hız harflerin değişik şekillerde kullanımına dayanan simgesel inanç sistemlerini incelediği yazısıyla, Nurullah Turan Christian de Portzamparc ve Philippe Sollers’in görmek ve yazmak eylemlerinden hareketle hazırladıkları kitabı tahlil ediyor. Yunus Emre Tozal Francis D. K. Ching’in Mimarlık Ve Sanatta Yaratıcı Bir Süreç: Çizim kitabıyla Ömer Lekesiz’in Hasan Aycın’ın çizimlerini merkeze alarak çizgi sanatına ilişkin kuramsal bir çerçeve oluşturma çabasında bulunduğu kitabını tahlil ediyor. Söyleşimizi çizgi sanatında 30. yılını doldurduğu Hasan Aycın ile çizgi sanatı çerçevesinde ve çizgiden yola çıkarak edindiği tecrübeler üzerine yaptık.


Abdullah Yavuz Altun’un Godot’yu Beklerken, Cemil Üzen’in Stalker ve Décadance ve Ali Utku’nunHilmi Yavuz Dolayımında: Şiir/Felsefe Geleneğimiz Üzerine Bir Sorunlaştırma başlıklı yazıları, Mayıs sayımızın dikkat çeken yazılardan. Mukadder Erkan Postmodernist Anlatı Teknikleri’ni, Feridun Andaç Durrell’ı, Cenk Ç. Özkömür Pavese’nin Eylemi’ni, Şahin Torun Cahitce Bir Şiir ya da Şiirin Cahit Hali’ni yazdı. Gül Turanlı Marksizme Sıra Dışı Bir Giriş kitabını, Günay Güner Yüzışığı kitabını,İbrahim Tüzer Halit Ziya Uşaklıgil’in Hikaye’sini, İhsan Tevfik Feyza Hepçilingiler’in İşte Gidiyorum kitabını tahlil ediyor.

Yılmaz Yılmaz Tezer Özlü’nün Yaşamın Ucuna Yolculuk kitabına, Esra Şen Mehmet Altan’ın Kent Dindarlığı’na, Yakup Öztürk Selim İleri’nin son kitabı olan Bu Yalan Tango’ya, Gülşah ElikbankYaşar Kemal’in Ağrıdağı Efsanesi kitabına, Suavi Kemal Yazgıç Zeki Bulduk’un Züleyha’sına değiniyor. Selçuk Küpçük Kapanmış Dergiler Antolojisi bölümümüzde Poetika dergisini merceğe alıyor.

Sinema ile ilgili bu sayımızda üç yazımıza yer verdik. Ahmet Bozkurt Sinema ve İmgelemyazısıyla, Sadık Yemni TÖHAF, Hannibal Lecter ve Stephen Hawking başlıklı yazısıyla yer alırken,Enver Gülşen Faust’u inceledi. Tiyatro alanında da Ayça Okurlar, Ertan Örgen’in hazırladığıAdalet Ağaoğlu’nun Oyunları kitabını inceledi." 
 
 
 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Deneme

Hasret Dediğin...
  Hasret dediğin sevdan...
Zamanla Yolculuk
Yakalamak için ...
Hüzünlü Yalnızlık
  Sessiz sess...

Şiir

Sen Anlarsın Çocuk!
Uhud …. Tıkanıyorum ... ...
Sarkaç
Tabur… Kana susamış ...
Yapayalnız
yapayalnızdı. oynak bir ta...

Serlevha

Anayasa Mahkemesine İhtiyaç Yoktur
 Anayasa Mahkemesi verdi...
Sn Mustafa Başoğlu'ndan Açıklama
  MİLLETİN BÜTÜNLÜĞÜ ...