Hikaye
Deneme
| Zamanla Yolculuk |
|
|
| Site - Deneme | |||
| Evrim Ege tarafından yazıldı | |||
| Çarşamba, 09 Eylül 2009 18:41 | |||
|
Yakalamak için çabalıyorum. Önce ellerimi uzatıyorum ama nafile.. Parmaklarımın arasından kayıp gidiveriyor elleri.. Gözden kaçırmayayım diye usulca peÅŸine düÅŸüyorum. Saatlerdir yürüyoruz, yol karanlık... KöÅŸeyi dönüp de sokak lambasına rastlayınca seviniyorum. Bir soluk oturuyoruz kaldırım kenarına, ne kadar sürdü bilmiyorum... Kalktığını fark etmemiÅŸim bile, arkasına dönmeden eliyle iÅŸaret ediyor 'gel' diye. Çaresiz yola koyuluyorum... Gün aydınlanmaya baÅŸladı ÅŸimdi. Kalabalıkların arasından sıyrılıp gidiyoruz da kimse farkında deÄŸil. Habersiz, yarışçı insanlar... Adımlarımı hızlandırıp mesafeyi kapatıyorum, omzuna dokunuyorum hafifçe. Dönüp bakıyor. Bir çift göz bebeÄŸinden çok ağır çekmiÅŸ yorgunluklarla bakışıyorum bir süre. 'Åžu omzundakiler...' diyorum, 'Taşıdıkların, senin mi?' 'Emanet...' diye söyleniyor önce. 'Ben geçtikçe hafiflermiÅŸ bunlar, döke toplaya ilerliyorum iÅŸte...' diyor. Sorgu sual faslını bitirmek istercesine arkasını dönüp yürüyüverdi. Takıldım ardına... Kafama takılan çok ÅŸey var. Onun bu umursamaz hali hevesi kursakta bırakıyor, soramıyorum. Bazen bir köÅŸede duruveriyoruz. Bir an... Akmıyoruz, yanı başında kalakaldığımız o iki insan için. Sonra hiç bir ÅŸey olmamış gibi yola dökülüyoruz tekrar. Soluklanma isteÄŸi ondan geldi bu defa. ÇöktüÄŸü duvar kenarında huzursuz, kımıldandı. Gözleriyle karşımızdakileri iÅŸaret ederek dedi ki: 'Elinde hazır 'ben' varken daha iyisini bulmaya gideni görüyor musun? Geri gelmeye çalıştığında iÅŸi iÅŸten geçirdiÄŸi gibi elindeki 'ben'i de kaybetmiÅŸ olacak.' Günler sonra birileri bekliyordu bizi yol kenarında, daha ziyade onu bekliyorlardı. GerektiÄŸi anda, yerli yerinde bulunmanın heyecanı yanıp sönüyor ÅŸimdi. TelaÅŸ var hallerinde... Elde avuçta ne varsa döküyorlar gidiÅŸ yönümüze. Çok yorulmuÅŸum, öyle ki üstümüze çöken karanlığın bile farkına varamamışım. Ürperdim birden, baÅŸka bir soÄŸuk bu yüzüme vuran. Sıradan bir topluluk olmadığını anlamıştım o evdekilerin... Yanaklarından süzülen damlaların izinden gelmiÅŸtik bu eve, bir gariplik vardı en başından beri. 'Amansızım bu defa, yersiz bu geliÅŸim' diye kıvrandı. Bir ÅŸey söyleyemedim, ne onu ne de diÄŸerlerini rahatlatacak tek bir söz edemedim. BitkinliÄŸim yüzüme vurmuÅŸ, sokaÄŸa attım kendimi. 'zaman'la yarışanların, acıyı azalsın diye 'zaman' a bırakanların, bir çift göz uÄŸruna 'zaman'ı durdurmaya çalışanların, hazır 'zaman'ım varken...' deyip fütursuzca yürüyenlerin, tam 'zaman'ı diyerek fırsat kollayanların ve bir nefesin kesiliÅŸini 'zamansız' bulanların arasından sıyrılıyorum... O bensiz de yapabilirdi bu yolculuÄŸu, benimse 'zaman' a ihtiyacım vardı, anladım...
|



























