Hikaye
Deneme
| Hüzünlü Yalnızlık |
|
|
| Site - Deneme | |
| Yazar Zehra Ulucak | |
| Salı, 02 Şubat 2010 20:53 | |
|
Sessiz sessiz akarken içimizden hüzün, durup da geriye baktığımız her adımda bir yanımızı bıraktığımız o kırık dökük hatıralar canımızı acıtırcasına maziyi kanırtıyor. Daha ne olup bittiğini anlamadan sancımaya başlayan yaralar açsa da zaman biz acınılası halimize güler olmuşuz, acıyla düğüm olmak yerine, sessiz bir kabullenişle kadere teslim olmuşuz. Beklemez olmuşuz gidenleri, gözümüzden akan yaşlar tokmak tokmak vursa da yüreğimize, en asil duruşumuzla aldırmaz olmuşuz efkarla söylenen türkülere.
Dargın anılar köşeye çekilip yorgun bir matemin başrolünde olduklarını fark etmeden, siyah kostümleriyle karartır olmuşlar griye çalan hüzün dolu yalnızlığı. Sessizlik hırpalar olmuş yalnızlıkları. Acıya acı katarcasına uğulduyor şimdi o siyah kostümlü dargın anılar, bir türlü sonu gelmeyen ıssız sözlerin derin boşluğunda. Hangi yana baksak sevdanın dayanılmaz sancıları kaplamış nefessiz boşlukları. Hangi acının sızısı gitme dur diyişlerden daha çok yaralar ve bir insan gidene kaç kez gitme dur diye haykırır?
Daha boğazımıza düğümlenen hıçkırıkları hangi derdin ipine dizeceğimizi bilemeden bir sonra gelen düğümü büzüşmüş kalbimize saklamak zorunda kalıyoruz. İçimizde baharsız geçen yılların sayfaları kapanıyor dağılmış mürekkepleriyle. Kederin tadı yakmaz olmuş içimizi. Gözlerimizi kapayıp hayaliyle avunduğumuz avuç dolusu yıldızımız var geriye kalan. Işığımız ıslak mendilimizde saklı şimdi.
Bütün mısralarında O’nu aradığımız ve O duyuyormuşçasına bağıra bağıra söylediğimiz şarkıların nakaratlarında hasretini haykırıyoruz notalarla… Acizlik mi sahtiyana bir teselli arayışı mı bu, kaderimize? Ve şimdi hangi sızının tesellisidir notalara dökülmüş gözyaşları, ruhumuzu kabzetmiş tentürdiyotsuz yaralarda?
Kirlenmiş ruhumuz hasta şimdi solgun çehremizin sahte gülüşlerinde. Ve biz ilmek ilmek çözülüyoruz her geçen gün bir harf daha geriye. Hafızamıza yer etmiş anıların ağırlığı çöküyor kar yağarken şehre. Buralarda masallar bile hep hüzünlü biter oldu, gözyaşının suladığı kurak gönüllerde.
Hepimizin boynu eğik kalıyor rüyalarımıza ters düşen yazgının karşısında ve hep ‘eyvallah’ diyoruz lutfu da hoş, kahrı da hoş olana...
|
|
| Çarşamba, 03 Şubat 2010 00:39 tarihinde güncellendi |



























